Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) iş birliğiyle düzenlenen ‘Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Veri Temelli Yaklaşımla: Bakım Odaklı Gelecek Buluşması’, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında veri temelli iş birliklerinin önemini gündeme taşıdı.
Veriye Dayalı Yaklaşımın Önemi
Etkinlikte, sürdürülebilir ve etki odaklı diyalog ortamı oluşturmak amacıyla ‘Bakım Odaklı Gelecek’ teması öne çıkarıldı. Akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren buluşmada, toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesinde verinin rolü ve veri temelli yaklaşımların gerekliliği vurgulandı. Etkinlik, üniversitelerin araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve fon sağlayıcıları arasında bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etti.
Panel ve Atölyelerde Gündem
Gün boyu süren programda düzenlenen panel ve atölye çalışmalarında bakım emeği, kadın istihdamı, geleceğin iş gücü, yapay zeka ve veri başlıkları toplumsal cinsiyet perspektifi ile ele alındı.
Güler Sabancı’nın Değerlendirmeleri
Etkinliğin açılışında konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda ilerleme kaydedilse de yeterli olmadığını belirtti. Sabancı, “Veriler bize ne söylüyor? Kadınların iş gücüne katılımı hâlâ istenen seviyede değil ve fırsatlara erişimde eşitsizlikler devam ediyor. Bu nedenle gerçek bir ilerleme için sistematik dönüşüm gerekiyor ve bu da ancak veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” dedi.
Sabancı, vakfın 50 yılı geride bırakırken yeni dönemde veriye dayalı, bilimsel ve iş birliğine açık bir yaklaşımı odağa aldıklarını vurguladı. “Artık mesele sadece destek vermek değil, yaratılan etkinin en doğru şekilde yönlendirilmesi. Filantropi, farklı aktörleri bir araya getirerek değer üreten bir alan” ifadelerini kullandı.
Filantropinin Yeni Rolü ve Sivil Toplumun Katkısı
Güler Sabancı, 2019 yılında OECD global filantropi raporunda Sabancı Vakfı’nın toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterildiğini hatırlattı. Ayrıca, Birleşmiş Milletler ve Sabancı Üniversitesi ile yürütülen programların, ihtiyaca uygun olarak tasarlanıp etkisini sürdürdüğünü söyledi.
Somut ve ölçülebilir etki yaratmanın önemine dikkat çeken Sabancı, “Etki çalışmaları bir pusula niteliği taşıyor. Ölçülemeyen hiçbir şeyi geliştiremeyiz. Akademi ve sivil toplumun birlikte çalışması, daha güçlü çözümler ve politika süreçlerine katkı anlamına geliyor. Saha uygulamalarında ise sivil toplum ana aktördür” dedi.
Kaynak: AA İş Dünyası


