TÜSİAD Başkanı Ozan Diren: Ekonomide Yapısal Dönüşüm ve İstikrar İş Dünyasının Önceliği Olmalı

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren’in Ekonomiye Bakışı

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Ekonomist Dergisi’ne verdiği röportajda iş dünyasının önceliklerini ve mevcut ekonomik ortamı değerlendirdi. Diren, yapısal dönüşüm, makroekonomik istikrar ve yatırım ortamının öngörülebilirliğinin Türkiye iş dünyasının ana odağı haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

İran Savaşı ve Ekonomik Etkiler

Kısa ve Uzun Vadeli Yansımalar

Ozan Diren, İran savaşı sonrası oluşan yeni süreçte risklerin arttığına dikkat çekerek, savaşın sonlanmaması halinde enerji maliyetleri, sermaye akışları, turizm ve döviz girişlerinde dalgalanmaların gözlemlenebileceğini ifade etti. Diren, “Belirsizlik arttıkça finansman ve sektörel destek ihtiyacı büyüyebilir” dedi.

Enflasyon ve Büyüme Beklentileri

Bu yıl için enflasyon beklentisinin yüzde 29, büyüme tahmininin ise yüzde 3 civarında olduğunu dile getiren Diren, savaşın ekonomik göstergelerde revizyonlara neden olabileceğinin altını çizdi.

AB ile İlişkiler ve Sanayide Dönüşüm

Gümrük Birliği ve Entegrasyon

Diren, AB ile olumlu atmosferin Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun teknik veya siyasi ön koşul olmadan başlaması gerektiğini savundu. Bu adımların, Türkiye’nin Avrupa değer zincirindeki yerini güçlendireceğini ifade etti.

Yeşil Dönüşüm ve Made in Europe

Yeni Sanayi Hızlandırıcı Yasa Tasarısı ile Made in Europe tanımına dahil olmanın, Türkiye sanayisinin AB ile entegrasyonunu artıracağını vurgulayan Diren, yeşil dönüşüm ve finansmana erişimin de sektörel rekabet gücünü pekiştireceğini belirtti.

Yapısal Reformların Önemi ve Gelecek Öngörüleri

Diren, enflasyonun tek haneye düşmesi için sadece para ve maliye politikalarının değil, kalıcı yapısal dönüşümlerin de gerekliliğine dikkat çekti. Sanayi, tarım, enerji, eğitim ve iş gücü alanlarında kapsamlı adımların atılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin Pozitif Ayrışma Potansiyeli

Türkiye’nin sanayi altyapısı, genç nüfusu ve AB ile ekonomik entegrasyon düzeyi ile küresel belirsizlik ortamında öne çıkabileceğini belirten Diren, “İş dünyası ve kamu koordinasyonu ile bunu başarabiliriz” dedi.

Sonuç: Ortak Akıl ve Kapsayıcı Kalkınma

Diren, iş dünyasının ve hükümetin ortak akıl etrafında buluşmasının, ekonomik kalkınma ve rekabet gücünün artırılmasında belirleyici olacağını vurgulayarak, kapsayıcı kalkınma yaklaşımının önemine işaret etti.

- REKLAM -
Son Eklenen Haberler
Diğer Haberler