Türkiye’de Enerji Sektöründe Risk Yönetiminde Yeni Dönem
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, artan jeopolitik gerilimlerin enerji piyasalarında çok katmanlı riskler yarattığını belirtti. Çiftçi, sigorta ve reasürans çözümlerinin yalnızca fiziki hasara karşı değil, gecikme, tedarik aksaması, gelir kaybı ve politik müdahale gibi ikincil etkileri de kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Yatırımın sürdürülebilirliği için, tek poliçe yaklaşımının yüksek riskli bölgelerde yetersiz kaldığına dikkat çekti.
Yatırım, Kapasite ve Sürdürülebilirlik Açısından 2026 Perspektifi
Türkiye’de Elektrik Talebi ve Yatırım İhtiyacı
Çiftçi, Türkiye‘de elektrik tüketiminin 2025’te %2,1 artarak 360,9 teravatsaate, üretimin ise 362,9 teravatsaate ulaştığını; 2030’da ise tüketimin 455,3 teravatsaate çıkmasının beklendiğini açıkladı. Ulusal Enerji Planı’na göre 2026-2030 döneminde 34,3 gigavat yeni kapasiteye ihtiyaç duyulacak ve bu büyümenin büyük bölümü yenilenebilir enerji yatırımlarından karşılanacak.
Sigorta Modellerinin Dönüşümü ve Sektörel Etkiler
Çiftçi’ye göre klasik sigorta anlayışı yerini, katmanlı ve tamamlayıcı risk yönetimi modellerine bırakıyor. Savaş, terör, politik riskler ve tedarik zinciri kırılganlıkları gibi faktörler, enerji yatırımlarında yeni sigorta teminatı gereksinimleri doğuruyor. Proje finansmanında delay in start-up ve contingent business interruption teminatlarının önemi artarken, poliçe sayısını artırmaktan ziyade, risklerin birbiriyle entegre şekilde yönetilmesi daha ön plana çıkıyor.
Yurtdışı Yatırımlar ve Çok Boyutlu Risk Analizi
Enerji projelerinde ülke riski, sözleşme hukuku, döviz transfer kısıtları ve tedarik zinciri yoğunlaşması gibi faktörlerin baştan analiz edilmesi gerektiğine değinen Çiftçi, sigorta programlarının yatırımın yaşam döngüsüne uygun kurgulanmasının altını çizdi. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda, politik risk sigortası ve kredi güçlendirici çözümler finansmana erişimi kolaylaştırıyor.
Temiz Enerji ve Sürdürülebilirlik Hedefleri
Çiftçi, yenilenebilir enerji, depolama ve verimlilik yatırımlarının hem dışa bağımlılığı azalttığını hem de uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunduğunu belirtti. Küresel ölçekte temiz enerji yatırımlarının hızlandığını, 2025’te toplam enerji yatırımının 3,3 trilyon dolara ulaşmasının ve bunun 2,2 trilyon dolarının yenilenebilir, nükleer ve depolama alanlarına yönelmesinin beklendiğini aktardı.
Sonuç olarak, Türkiye enerji sektöründe sigorta ve reasürans uygulamaları, yatırım hızını, sistem esnekliğini ve risk paylaşımını temel alan yeni bir yapıya evriliyor. Bu dönüşüm, enerji piyasasında sürdürülebilir büyüme ve yatırım güvenliği açısından kritik bir öneme sahip.


